KAZIM KOYUNCU VE MEHMET DALMAN’IN TUTTUĞU TAKIM OLMAK

 

 

 

 

 

“gene geldi yaz ayi.

oy yüreğum yanayi

bir ay doğdu kırandan

Kazım güneş açayi”

                   yavuz saltık

 

 

Kazım’a

 

Merhaba Kazım,

 

 

Nasıl geçiyor günlerin orada?

 

Sen sevmezsin heyecansız yaşamı. Her şey düzenlidir şimdi oralarda. Karmaşa yok, trafik yok...

 

İstiklal Caddesi var mı orada da? Mis Sokak’ta kaçak çay veren garsona kızdığın gibi “Rize Çayı” getirin bana diyor musun oradaki hizmet eden meleklere de? Yeşil parkanı giyip yağmurlu günde taksinin ön koltuğuna otururken taksici seni tanımasın diye dua ediyor musun hala?

 

Hamsi pişiriyor musun orada? Pişirirken de “Ben seni sevduğumi dünyalara bildurdum” türküsünü söylüyor musun? Sahi Kazım Cennette hamsi var mı gerçekten? Hamsi olmadan Cennet bile çekilmez değil mi?

 

Güzelliğini Hopa dağlarından almış sesinle “ Dido”yu söylüyor musun?

Manu Chao’nun konser vermesi için orada da uğraşıyor musun?. Hala St.Pauli, Liverpol ve Barcelona galip gelince seviniyor musun?

 

Pazar günleri Trabzonspor’un maçlarını radyodan mı dinliyorsun hala?

Spikerin mikrofonlarımız Avni Aker’de diyene kadar sıkıntıdan patlıyor musun gene? Bordo-Mavi çubuklu (reklamsız) formanı mı giyiyorsun hep? Yenildiğimizde saatlerce ağlıyor musun hala?

 

Kazım bir kemençe veya bir tulum çalan bulabildin mi orada?

 

Yalnız mısın orada?

 

Kalabalık mı Trabzonspor tribünleri?

 

Dozer Cemil’de orda mı?

 

Birini daha soracağım sana Kazım;

 

1996 yılında 12 yaşındayken şampiyonluğu kaçırdığımız için kendini incir ağacına asan şehidimiz Mehmet Dalman’ı gördün mü. Mutlaka cennette karşılaşmışsındır. Ne yapıyor Memedim? İyi mi? Büyümüş mü Kazım? O Trabzon şivesi ile yanına gelip sana o soruyu sordu mu? Ona acı haberi verdin mi Kazım?

 


"Memedim 22 yıl oldu ve Trabzonspor hala şampiyon olamadı" dedin mi ona? Söylemeseydin keşke. Dayanamaz Memedin yüreği. Bir kez daha yıkılmasın o küçük dünyası.

 

Sarıldın mı ona sıkıca? Daha çok küçük o Kazım.. Sıkı sarıl ona.Hiç bırakma. Kimsesi yok orda Memedin. Onu ilk kez Trabzonspor maçına getiren babasını çok özlemiştir şimdi. Babalar gününde sarıldın mı ona? Sana hediye almak isterdi ama parası yoktur ki orada Memedin. Olsaydı eğer bil ki son kuruşuna kadar paraya kıyıp sana bir kaşkol alırdı. En güzel bordo-mavi duyguyla örülmüş.

 

Orada da havalar Karadeniz dağlarındaki gibi soğuk mudur mu acaba? Havalar soğuyunca sıkı sarıl ona Kazım. Senin yanında götürdüğün bordo-mavi çubuklu formayı ona ver. Daha çok küçük o, üşümesin Memedim. Sen de bilirsin o forma sıcak tutar adamı. Çoooook sıcak

 

Koynunda uyut onu. Son kez Hopa’ya giderken Zigana dağlarına bakan gözlerinle bak ona. Trabzonspor diye bağıran dudaklarınla öp onu. Söyle ona: “Memedim, 22 yıl oldu şampiyon olamadık. ama şampiyonluk için uşaklar hala uğraşıyor”

 

Bir de Kazım

 

Trabzon maçını izleyenler arasında Trabzon 100-0 yenilse bile televizyona en yakın oturan, en çok çay içen, en çok bağıran ve lakabı Kama Yılmaz olan birini görürsen bil ki o da benim babamdır. Senin gibi onu da kanser aldı bizden. Bir bayram sabahı Memed’i de yanına alıp benim için babamın elini öpmeye gidip ona bir kez sarılır mısın ve söyler misin ona: “Yılmaz Amca oğlun evlendi. 20 gün önce de kızı oldu ve kızına senin doğduğun köyün adı “Alona” yı vermişler. Babası Alona’nın kulağına ezan okuduktan sonra “Şampiyon Trabzon” diye seslenmiş” demeyi de unutma emi....

 

Memede sıkı sarıl. O daha çok küçüktür. Söz. Şampiyonluk kupasını alınca bir senin bir de Memedin mezarına getireceğiz. Değil 22 yıl, bin yıl beklesek dahi.....

 

 

 

 

yavuz.saltik@infakto.com.tr

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !