MOLLALAR YİNE İRAN’A MI GİTSİN?
“Sizi gören da der ki sanki Batom Arkadaşisunuz”.
Çocukluğumun Trabzon’unda işte böyle derlerdi çok iyi arkadaş olanlara. “Batom” diye yazdığıma bakmayın siz aslı “Batum”dur. Bizim Karadenizliler’in dili dönmüyor doğrusuna....
Batum arkadaşları asla birbirlerini satmazlar, her şeyi birlikte yapar ve ölümüne birbirlerine güvenirler. Sağlam bir dostluğu ifade ederken neden “Batum Arkadaşı” dendiğini yıllar sonra öğrendim. Rivayet edilir ki İpekyolu üzerinde olan Trabzon’dan Batum tarafına gurbete gidenler olurmuş. Lakin bu Batum ve civarı eşkiyalığın kol gezdiği yerlerden olduğundan kimse yalnız gitmezmiş. Bu yolculuğa çıkanlar ortak bir kaderi ve zor günleri paylaştıklarından bu yolculuk boyunca birbirlerine daha çok bağlanırlarmış. Bu nedenle Batum arkadaşlığı ölene kadar kalıcı bir dostluğu ifade eder aslında.
Saakaşvili Avrupalarda yetişmiş, yetiştirilmiş, sonrada el yordamı ile Gürcistan’a başbaşkan olmuş zeki biri. Ama böyle bir devlet adamının, dört işlemi yapabilecek kadar bir zekaya sahip olan her ilköğretim çocuğunun bile akıl edeceği savaşın kıvılcımını yakmasının ardında, başka nedenler aranması gerektiği düşüncesindeyim
1,5 milyonluk ülkenin ABD’nin gölgesinde güneşlenmeye alışkın başbakanı, sahibinin sesini dinleyerek 170 milyonluk ülkeye savaş açmaya cesaret edebiliyor ve iki Rus helikopterinin pırpır etmesi ile tabana kuvvet kaçıyorsa bu tablo dünya siyaseti adına çok iyi sorgulanmalıdır. Saakaşvili, kendini bir Amerikan film senaryosunun figürü olarak görebilir ama birilerinin ona savaşın bir oyun olmadığını ve her savaş filminin iyi sonla bitmediğini hatırlatması gerekiyor.
2007 Yılı verilerine göre iki ülke karşılaştırması | ||
| Rusya | Gürcistan |
Savaş Bütçesi | 32.99 milyar dolar | 538 milyon dolar |
Askeri Personel | 641.000 | 26.900 |
Ana Savaş Tankı | 6.717 | 82 |
Zırhlı Araç | 6.388 | 139 |
Jet Uçak | 1.206 | 7 |
Ağır Top | 7.550 | 95 |
ABD, yeni muhtemel başkanı Obama ile tükenen Irak savaş pazarından sonra yeni bir pazar olan İran’a girmeye hazırlanıyor. Gürcistan provaları ve benzeri olabilecek pek çok prova bu hazırlığın göstergesidir. Bölgede yaşanan bütün bu hareketliliğin sebebi İran’dır. Bölgede yaşanan pek çok önemli gelişmenin esas aktörü olan İran, ABD tarafından dört bir yandan sarılmak istenmektedir. ABD bu planı uzun zamandan beri yapıyor. Bu nedenledir ki yıllardan beri Afganistan tarafından İran kuşatılmış durumda. İran, geçtiğimiz 3-4 yıl içinde de aşağıdan yani Irak tarafından sarıldı. ABD, İran’ı yukarıdan yani ya Türkiye ya da Gürcistan tarafından da kuşatmak istiyor. Hem limanı hem de havaalanı olan Trabzon, bu nedenle hedefe oturtulmuş, seçilmiş idi zaten. Türkiye kartını oynamak isteyen ABD, alternatif kozu olan Gürcistan kozunu da masaya sürerek işi şansa bırakmamak ve İran’ı dize getirmek istiyor. İran yerle bir olmayı kabul eder ama ABD’nin bu baskısına boyun eğmez.ABD’de bin yıllık devlet geleneği olan İran’ın bu saatten sonra pes edip nükleer programından vazgeçmeyeceğini çok iyi biliyor.
İran’a gözünün üzerinde kaşın var diyerek sataşan ve onu yok etmek isteyen ABD, iktidara kendi elleri ile getirdiği Saakaşvili’yi iki kızkaçıran fişeği ile maymuna çeviren Rusya'ya hiç bir şey dememesi normal karşılanamaz. Peki kendi gücünü ve Rusya’nın gücünü bu denli iyi bildiği halde Saakaşvili’nin Rusya’ya savaş açmasına, açtıktan sonra da ABD’den yardım istemesine ama ABD’nin yardım etmemesine nasıl bakmalıyız o zaman?
Cevabı çok basit. ABD, yarın İran’a vururken sesini çıkarmasın diye Rusya’ya kendi şamar oğlanını tokatlatıyor bence. Tokatlatıyor da olan masum halka oluyor. Ölen binlerce masum, bir ahlaksız pazarlığın kurbanları oluyor. Bütün bunlar yaşanırken birilerinin Trabzon planı asla rafa kalkmış değildir. Şimdi “Trabzon halkı böyle bir kirli savaşta asla ABD’den yana olmaz, İran’ı destekler” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru. Ama bugünlerde Trabzon’da bir yabancı konsolosluk veya yabancı marka bir işletmeye yapılabilecek olası bir saldırıda masum Trabzonlular ölürse ne olacak? Trabzonlular İran’dan nefret etsin diye birilerinin bu olayın ipuçlarını İran’a doğru yönlendirmesini zor bir şey mi sanıyorsunuz? Hani Uğur Mumcu’yu da İran’daki mollalar öldürmüştü ya. Anladın sen O’nu.
Bu oyunu Türkiye gibi 3. dünya ülkelerinde onlarca kez oynamış olan güçlerin bir kez daha oynamaması için bir neden daha var mı? Bence yok. Bombacıyı mı nasıl bulurlar? Hrant Dink ve Santoro’da nasıl buldularsa gene öyle bulurlar. Ve güzel şehrimin insanlarına da Uzun Sokak’ta ve Meydan’da “Mollalar İran’a” diye bağırmak düşer.
İpekyolu kapandığından beri Trabzon şehri uzunca bir süre kendi haline kaldı. Dünyaya açık şehir her geçen gün içine kapandı, göç verdikçe şehir başkalaştı ve bir türlü büyüyemedi. Büyümeden geçen onca yılların ardından son zamanlarda yine insanlar Trabzon’dan Batum’a çalışmaya gidiyorlar. Yol eskisi gibi eşkıyalarla dolu değil gibi gözükse de onu bunu bilmem arkadaş. Suyun öte yanındaki adam niyetini bozmuş ve paldır küdür yatak odamıza kadar sızmış iken “Batom Arkadaşını” iyi seçeceksin.
Çok yerel oldu. Bu dar bölge milliyetçiliği bana göre diyenler için duruma uygun bir de Rus Atasözü’de var. Dileyen onu kullansın. “Ayı ile yatağa girilmez...
BENİM KAVANOZLARIM

Anneannem maharetli kadındı. Domatesi, biberi, patlıcanı turşu yapıp kavanoza koyardı. Sadece bu turşuları değil sarmısak, ekşi erik, acur ve fasulyeden yapılan turşuları da koyardı kavanozlara.
Annem, dünyanın en güzel reçel yapan kadınıdır. Ayva, çilek, vişne, böğürtlen aklınıza hangi meyve gelirse gelsin hepsinden en güzel reçellleri o yapar ve kavanozlara koyardı.
Yine annemden görmüştüm evde sokakta bulduğu düğmeler kavanozda biriktirirdi. İhtiyacı olan herkes oradan alıp faydalansın diye.
Ablamın para biriktirme kumbarası idi kavanoz. Özellikle erkek kardeşim paraları bulmasın diye kavanozun içi görülmeyecek biçimde kumaş parçaları ile kaplardı.
Her normal insan gibi benim kavanozlarım bu işlere yarardı. Eminim her normal insan da kavanozlara başka gözle bakmadı.
Biri hariç. O dışkısını kavanozda saklayacak kadar kavanoz fetişisti biriydi. Adını zikretmekten kendimi men ettiğim yazar, o kavanozu eşine fırlattı fırlatmasına ama bu işten en çok zararı sanıldığı gibi eşi değil etrafa saçılan parçalarının kirlettiği yazar, çizer, entellektüel ve kendini aydın sınıfına sokanlar gördü.
Söylesenize hangi normal ve ahlak sahibi insan dışkısını bir kavanozda saklar? Saklar da bir gün eşi ile kavga ederken üzerine fırlatır? Bu olay yaşandığı ve medyaya sıçradığı günden beri bu basit soruyu soruyorum kendime. Bir vicdan, onur ve ahlak sahibi bir gazeteci “Bir insan evinde hangi amaçla kavanozda dışkısını saklayabilir diye sormaz mı? İş bu kadar mı şirazesinden çıktı?
Kaç gündür necip Türk basınında eli kalem tutan pek çok kişi bir yazarın eşine reva gördüğü muameleyi yazıp duruyor. Benim yazarken bile utandığım ve bırakın bir kadına yapılmasını bir insana yapılacak en kötü davanışlardan biri olan bu iğrençliği, sanki çok normal bir şeymiş gibi anlatılıyor veya yazılıp çiziyor İstanbul basını.
Kuşkusuz onur kırıcı, insan gururunu ayaklar altına alınan bu veya benzeri olaylar lanetlenmelidir. Ama kimbilir, belki de Güneydoğu’da vatandaşına dışkı yediren kamu görevlilerinin olduğu bir ülkede yazar çizer takımından birinin eşinin üzerine dışkı dolu kavanozu boşaltması normal karşılanıyordur?
İlkinde bu alçaklığı yapanların ceza alması için bas bas bağıranların aynı duyarlılığı bu olayda da göstermesini bekliyorduk doğrusu. Hoşgörmek, hafife almak veya herhangi bir mazeretin arkasına asla sığınmadan sadece düz bir Aristo mantığı ile yaklaşarak vatandaşa dışkı yedirildiğinde kıyameti kopartanlara sormak gerek diye düşünüyorum. “Bu dışkı fetişisti yazar, eşine dışkı dolu kavanozu fırlattığında niye bedelini ona değil de bu olayı eleştiren muhabire ödetiyorsunuz? Niye gökkubbeyi bu olayı yaşatanların, bu olaya sessiz kalanların başına yıkmıyorsunuz?”
Yoksa bu boktan işi finanse edecek merci mi bulamıyorsunuz?
Eeeeey İstanbul’a kar yağmayınca ülkeye kış gelmediğini düşünenler: Şimdi ayağa kalkıp bu olayı lanetlemezseniz kavanozdaki gibi steril olmaz belki ama İstanbul’un bütün lağımları üzerinize aksın.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!